Skip links
Çocuğun kendini güvende hissettiği yerde, gelişim filizlenir.

Çocuğunuzun Sağlığı için BuradayızHizmetinizdeyiz

Çocuğun temposunu gözeten, aileyi destekleyen ve klinik karşılığı olan bir çalışma süreci izliyoruz.

Hemen Arayın

+90 501 074 00 34

Biz Kimiz?

Çocuğu Anlayan Bir Yaklaşım.

Çocuk gelişimi alanındaki klinik deneyimimizi ve akademik birikimimizi; çocuğun yalnızca fiziksel değil, duygusal olarak da desteklendiği bütüncül bir yaklaşımla sunuyoruz.

Merkezimizde önceliğimiz, çocuğun kendini güvende hissettiği bir ortam oluşturmaktır. Klinik deneyimimiz bize gösteriyor ki gelişim; baskı altında değil, anlaşıldığında ve doğru zamanda desteklendiğinde kalıcı olur. Bu nedenle kısa sürede sonuç vadeden yorucu uygulamalar yerine, çocuğun temposunu gözeten, verdiği küçük işaretleri doğru okuyan ve klinik karşılığı olan bir çalışma süreci izliyoruz.

Amacımız, süreci aileler için anlaşılır, şeffaf ve sürdürülebilir hale getirmek. Çocuğun güçlü yönlerini keşfederken, bu yolculukta ailenin güvenilir bir eşlikçisi olmayı önemsiyoruz

Çocuğun kendini güvende hissettiği yerde, gelişim filizlenir.

FZT. Mutallib Gök
FZT. Özlem Aydın

Güvenli ve Huzurlu Ortam

Çalışma sürecimizde en büyük önceliğimiz, her çocuğun kendini baskı altında değil, güvende hissedebileceği bir ortam oluşturmaktır.

Her Çocuk Kendi Hızında

Her çocuğun gelişim yolculuğunun kendine özgü olduğuna inanıyor , hızlı sonuç vadeden yöntemler yerine çocuğun doğal hızına uygun adımları takip ediyoruz.

Aile İle Sürekli İşbirliği

Değerlendirmelerde çocuğun güçlü yönlerini ve destek gereken alanlarını aileyle açıkça paylaşıyor, sizi sürecin her aşamasında bilgilendiriyoruz.

Çocuğunuzu Dinleyen Süreç

Seansları, çocuğun tepkilerini ve uyum biçimini rahatça izleyebildiğimiz, aceleden uzak ve sakin bir akışta yürütüyoruz.

Kalıcı ve Gerçekçi Adımlar

Ailelere gereksiz yük oluşturmadan, günlük hayatta uygulanabilir ve sürdürülebilir bir gelişim yolu sunuyoruz.

Hareketin Ötesini Görmek

Çalışmalarımızda yalnızca fiziksel hareket gelişimini değil; çocuğun çevresiyle kurduğu ilişkiyi ve seans sürecindeki tepkilerini birlikte değerlendiriyoruz.

Gelişimsel Analiz

Detaylı Gelişimsel Değerlendirme

Değerlendirmede; çocuğun hareket repertuarını, postüral kontrolünü ve motor stratejilerini ele alıyoruz. Güçlü yönlerini ve desteklenmesi gereken alanları belirleyerek süreci aileyle şeffaf bir şekilde paylaşıyoruz.

Hareket Terapisi

Bireysel Fizyoterapi Uygulamaları

Uygulamalar, çocuğun mevcut motor kapasitesi ve gelişimsel ihtiyaçları doğrultusunda planlanır. Amaç, hareket kalitesini artırmak ve işlevsel becerileri desteklemektir.

Süreç Yönetimi

Aileyle Birlikte Yürüyen Süreç

Fizyoterapi sürecinin klinikle sınırlı kalmaması için ailelere rehberlik ediyoruz. Günlük yaşamın içine yerleşebilen, uygulanabilir ve sürdürülebilir önerilerle süreci destekliyoruz.

Riskli Bebek veErken Mühadele

Prematüre doğum, gelişimsel gerilik ya da hareket azlığı gibi durumlarda erken dönem oldukça önemlidir. İlk aylardaki motor gelişimi yakından takip ederek, riskleri erken fark etmeyi ve uygun zamanda desteklemeyi hedefliyoruz.

Prematüre ve Motor Gelişim Takibi Prematüre doğan ya da hareket azlığı (hipotoni) gözlenen bebeklerin motor gelişim basamaklarını düzenli olarak izliyor ve gelişim seyrini değerlendiriyoruz.

Doğum Yaralanmaları Sonrası Fizyoterapi Brakial pleksus (doğum felci) gibi doğumla ilişkili yaralanmalarda, sinir ve kas sistemini desteklemeye yönelik fizyoterapi uygulamalarıyla süreci takip ediyoruz.

Erken Dönem Gelişimsel Değerlendirme Olası nörolojik riskleri ve gelişimsel gecikmeleri erken dönemde fark etmeyi amaçlıyor, değerlendirme sonuçlarını aileyle paylaşarak uygun yönlendirmelerde bulunuyoruz.

Nörolojik Rehabilitasyon

Serebral Palsi, Spina Bifida ve beyin yaralanmaları gibi nörolojik durumlarda; çocuğun mevcut motor kapasitesini ve gelişimsel özelliklerini dikkate alan fizyoterapi uygulamalarıyla süreci destekliyoruz. Çalışmalar, hareket kontrolü ve işlevselliği temel alacak şekilde planlanır.

Serebral Palsi ve Beyin Yaralanmaları Serebral Palsi’nin farklı tiplerinde ve travmatik beyin yaralanmalarında, kas kontrolünü ve postüral organizasyonu desteklemeye yönelik fizyoterapi uygulamalarıyla çocuğun hareket becerilerini geliştirmeyi hedefliyoruz.

Omurilik ve Spina Bifida Spina Bifida ve omurilik yaralanmalarında, çocuğun mevcut fiziksel kapasitesine uygun şekilde planlanan çalışmalarla hareket becerilerini ve günlük yaşamda kullanımını destekliyoruz.

Yapısal Farklılıklar ve Gelişim Takibi Hidrosefali ve Mikrosefali gibi yapısal farklılıklarda, nörolojik ve motor gelişimi düzenli olarak izleyerek süreci aileyle birlikte takip ediyoruz.

pediatrik-rehabilitasyon-2

Ortopedik ve Kas-İskelet Sistemi Sorunları

Kas ve iskelet sistemini etkileyen durumlarda fizyoterapi sürecini; duruş, hareket dizilimi ve yürüme paternini dikkate alarak ele alıyoruz. Amaç, çocuğun hareketini daha dengeli ve işlevsel kullanmasını desteklemektir.

Doğumsal Durumlar ve Kas Dengesi Tortikollis (boyun eğriliği) ve PEV (doğuştan çarpık ayak) gibi doğumsal durumlarda, kas dengesini ve eklem dizilimini değerlendirmeye dayalı fizyoterapi uygulamalarıyla süreci takip ediyoruz.

Omurga Sağlığı ve Postür Erken dönemde fark edilen skolyoz ve postüral bozukluklarda, omurganın doğal hizalanmasını ve duruş kontrolünü desteklemeye yönelik çalışmalar planlıyoruz.

Yürüme ve Hareket Analizi İçe basma, parmak ucu yürüme gibi yürüyüş farklılıklarında; hareketin nasıl organize edildiğini değerlendiriyor, yürüme paternini etkileyen faktörler üzerinden fizyoterapi sürecini şekillendiriyoruz.

pediatrik-rehabilitasyon-2

Genetik ve Nadir Hastalıklar

Genetik kökenli durumlarda çocuk fizyoterapisi sürecini, tanının ötesinde çocuğun mevcut motor kapasitesi ve günlük yaşamda kullanabildiği beceriler üzerinden ele alıyoruz. Çalışmalar, gerçekçi hedefler ve düzenli değerlendirmeler doğrultusunda planlanır.

Kromozom Farklılıkları ve Motor Gelişim Down Sendromu ve diğer kromozom anomalilerinde, kas tonusu ve motor kontrolü dikkate alan çocuk fizyoterapisi uygulamalarıyla kaba ve ince motor becerilerin gelişimini destekliyoruz.

Kas Hastalıkları ve Fonksiyonun Korunması SMA (Spinal Musküler Atrofi) ve diğer kas hastalıklarında, mevcut kas gücünü ve fonksiyonel kapasiteyi korumaya yönelik, çocuğun durumuna uygun çocuk fizyoterapisi yaklaşımlarıyla süreci takip ediyoruz.

Nadir Sendromlarda Gelişimsel Takip Rett Sendromu, Angelman Sendromu gibi nadir görülen durumlarda, motor gelişimi merkeze alan ve çocuğun genel gelişim seyrini dikkate alan bir çocuk fizyoterapisi süreci yürütüyoruz.

458c43c224e44ecce353a07875d7c6fbbd7c696d-1440x825

(NDT) Nörogelişimsel Bobath Tedavi Yaklaşımı

NDT Bobath yaklaşımı, çocuğun hareketi nasıl organize ettiğini anlamayı ve daha etkili motor stratejiler geliştirmesini desteklemeyi amaçlayan, uluslararası kabul görmüş bir fizyoterapi yaklaşımıdır. Çalışmalar, çocuğun mevcut kapasitesi ve gelişimsel ihtiyaçları doğrultusunda yapılandırılır.

Hareketin Kalitesini Destekleme Terapistin yönlendirme ve tutuş teknikleriyle, çocuğun hareket sırasında daha dengeli ve kontrollü motor deneyimler yaşaması hedeflenir. Bu süreçte hareket hissi ve vücut farkındalığı ön plandadır.

Fonksiyonellik ve Günlük Yaşamla İlişki Bobath yaklaşımında amaç, becerilerin yalnızca klinik ortamda kalmaması; oyun, beslenme ve günlük aktiviteler sırasında anlamlı şekilde kullanılabilmesidir.

Aktif Katılım ve Motor Öğrenme Çocuğun pasif olarak yönlendirilmesi yerine, hareketi başlatması, sürdürmesi ve çevresiyle etkileşim içinde öğrenmesi desteklenir. Süreç, problem çözme ve aktif katılım üzerine kuruludur.

pediatrik-rehabilitasyon-2

Perception-Action (Algı-Eylem) Yaklaşımı

Perception–Action yaklaşımı, hareketi yalnızca kas gücü ya da tekrar üzerinden değil; çocuğun çevreyi algılaması, anlamlandırması ve buna uygun eylem üretmesi üzerinden ele alır. Fizyoterapi sürecinde, algı ve hareket arasındaki bu karşılıklı ilişkiyi merkeze alarak motor öğrenmeyi destekliyoruz.

Algı–Hareket İlişkisinin Desteklenmesi Çocuğun görsel, dokunsal ve vestibüler bilgileri kullanarak çevresini değerlendirmesi ve buna uygun hareket stratejileri geliştirmesi hedeflenir. Hareket, çevreden gelen bilgiyle birlikte şekillenen bir süreç olarak ele alınır.

Deneyim Yoluyla Motor Öğrenme Hareketin dışarıdan yönlendirilmesi yerine, çocuğun kendi denemeleriyle problem çözmesini ve hareketi deneyimleyerek öğrenmesini destekliyoruz. Bu yaklaşım, motor becerilerin daha kalıcı ve anlamlı şekilde kazanılmasını amaçlar.

Deneyim Yoluyla Motor Öğrenme Hareketin dışarıdan yönlendirilmesi yerine, çocuğun kendi denemeleriyle problem çözmesini ve hareketi deneyimleyerek öğrenmesini destekliyoruz. Bu yaklaşım, motor becerilerin daha kalıcı ve anlamlı şekilde kazanılmasını amaçlar.

Fizyoterapi Alanımız

Çocuğun Rahatça Hareket Edebileceği Güvenli Bir Alan

Tanışma ve Bağ Kurma

Beyaz önlük stresi yok. İlk adımda çocuğunuzla oyunlar oynayarak güven bağını kuruyor, onu 'hasta' gibi değil, potansiyelli bir çocuk olarak tanıyoruz

Oyunla Bütünleşen Terapi

Sıkıcı ve zorlayıcı egzersizler yerine; çocuğun eğlenerek katıldığı, oyunun içine gizlenmiş bilimsel terapi yöntemleriyle gelişimi destekliyoruz.

Hayata Gülümseyen Adımlar

Amacımız sadece klinikte değil; parkta, okulda ve evde de daha özgür, daha mutlu ve kendine güvenen bir çocuk görmek.

Sıkça Sorulan Sorularınızı Cevaplıyoruz

Ebeveynler olarak sizlerin ve çocuklarınızın merak ettiği soruları detaylı bir şekilde cevapladık

Çocuk fizyoterapisini ailelere genelde şöyle anlatıyoruz: burada amaç çocuğa egzersiz yaptırmak değil, hareketi nasıl kullandığını anlamak. Değerlendirmede; hareket ederken zorlanıp zorlanmadığına, bir tarafını daha fazla kullanıp kullanmadığına, dengeyi sağlamak için kendini gereğinden fazla kasıp kasmadığına bakıyoruz. En sık, motor gelişim gecikmesi, asimetrik hareketler, tonus farklılıkları, denge ve koordinasyon zorlanmaları ile prematüre doğum sonrası takip gereksinimi olan çocuklarla karşılaşıyoruz. Bazı durumlarda sorun oldukça net oluyor; bazen ise aile “bir şey var ama adını koyamıyorum” diye tarif ediyor ve bu gözlem çoğu zaman yol gösterici oluyor. Bu yüzden önce bakıyor, değerlendiriyor ve gerçekten ihtiyaç olup olmadığına birlikte karar veriyoruz.

Bu soruyu ailelerden çok sık duyuyoruz. Bir çocuk için “çok erken” denebilecek bir zaman olmadığını, ancak bazı durumlarda geç kalınabildiğini görüyoruz. Özellikle bebeklik döneminde, hareket gelişimi hızla ilerlerken fark edilen küçük zorlanmaları daha rahat ele alıyoruz. Ailenin “içime sinmiyor” diye tarif ettiği durumlarda çoğu zaman bakılması gereken bir noktaya rastlıyoruz. Bu nedenle net bir takvimden çok, çocuğun o anki hareketine bakıyoruz. Detaylı bir değerlendirme yapıyor, “şimdi mi yoksa biraz izlemek mi daha doğru?” sorusuna birlikte yanıt arıyoruz.

Her değerlendirme mutlaka hemen fizyoterapiye başlanacağı anlamına gelmiyor. Bazı çocuklarda yalnızca takip etmek, aileyi doğru şekilde bilgilendirmek ya da ev düzenlemeleri yapmak yeterli olabiliyor. Deneyimimizde, “başlamak” kadar başlamamayı seçmenin de doğru olduğu durumlarla karşılaşıyoruz. Bu nedenle değerlendirme sonrasında ne gördüğümüzü aileyle açıkça paylaşıyor ve gerçekten bir çalışmaya ihtiyaç olup olmadığına birlikte karar veriyoruz. Amacımız, gereksiz bir sürece girmek değil; çocuğun ihtiyacına uygun yolu seçmek oluyor.

Hayır, her gelişim gecikmesi mutlaka fizyoterapi gerektirmiyor. Bazı çocuklarda gecikme tek başına oluyor ve hareketin kalitesi korunuyor. Ancak değerlendirmede; belirgin zorlanma, asimetrik kullanım ya da hareketi sürdürememe gibi bulgular varsa destek gündeme geliyor. Burada bizim için belirleyici olan sadece zaman çizelgesi değil, hareketin nasıl organize edildiği oluyor. Bu yüzden her gecikmeyi aynı başlık altında ele almıyor, bakıp ayırt etmeyi tercih ediyoruz.

Evde yapılan çalışmalar sürecin önemli bir parçası oluyor; ancak çoğu zaman tek başına yeterli olmuyor. Çünkü çocuk fizyoterapisinde mesele sadece “ne yapılacağı” değil, nasıl ve ne zaman yapılacağı oluyor. Klinik ortamda, hareketi doğru yönde destekliyor ve küçük ama belirleyici ayrıntıları fark edebiliyoruz. Evde yapılan destek ise bu çalışmanın devamını sağlıyor. Bu yüzden ev ve klinik çalışmalarını birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan parçalar olarak ele alıyoruz.

Evet, başlanabiliyor. Erken dönemde fizyoterapinin amacı büyük sorunları düzeltmekten çok, küçük zorlanmaların yerleşmesini engellemek oluyor. Bebeklikte hareket gelişimi çok hızlı ilerliyor ve bu dönemde oluşan hareket alışkanlıkları ilerleyen aylarda da devam ediyor. Erken fark edip desteklediğimiz bebeklerde hareketin daha dengeli ilerlediğini; geç fark edilen durumlarda ise telafi mekanizmalarının daha belirgin hâle geldiğini görüyoruz. Bu nedenle burada belirleyici olan yaş değil, hareketin hangi yönde şekillendiği oluyor.

Seanslarda oyun önemli bir yer tutuyor; ancak oyun, çocuğu oyalamak için değil harekete ulaşmak için kullandığımız bir araç oluyor. Çocuklarla çalışırken yaklaşımın, yetişkinlerle yapılan fizyoterapiden farklı olduğunu görüyoruz. Zorlayıcı ya da tekrar odaklı uygulamalar yerine, çocuğun kendini güvende hissedebileceği bir ortamda hareketin ortaya çıkmasına alan açıyoruz. Amacımız çocuğu baskı altına almadan, bedeniyle kurduğu ilişkiyi koruyarak ilerlemek oluyor. Bu nedenle seanslar dışarıdan oyun gibi görünse de her adımı çocuğun tepkilerine göre şekillendiriyoruz.

Çocuk fizyoterapisinde seans süresi, sıklığı ve sürecin uzunluğu baştan net şekilde belirlenemiyor. Her çocuk farklı bir tabloyla geliyor ve süreç, çocuğun verdiği yanıtlara göre şekilleniyor. Değerlendirme sonrasında, çocuğa özgü bir çerçeve oluşturuyor; ailenin evde sürece ne kadar eşlik edebileceğini de bu planın içine katıyoruz. Bazı çocuklarla daha sık çalışıyoruz, bazı durumlarda ise evde yapılan düzenli destekle seans aralıklarını açıyoruz. Süreç ilerledikçe planı yeniden ele alıyor, birlikte güncelliyoruz.

Her çocuk seans sürecinde farklı duygu durumları yaşayabiliyor ve bu değişimler çalışmanın doğal bir parçası oluyor. Bizim için önemli olan, bu değişimleri görmezden gelmek ya da bastırmak değil, doğru şekilde okumak. Bu doğrultuda çalışmanın temposunu ayarlıyor, ortamı sadeleştiriyor ya da o gün daha az temasla ilerliyoruz. Amacımız, çocuğun kendini güvende hissedebileceği bir çerçevede süreci sürdürmek oluyor.

Bu soruya tek bir zaman çizelgesiyle cevap vermek mümkün olmuyor. Çünkü değişim her çocukta aynı hızda ve aynı şekilde ortaya çıkmıyor. Takip ettiğimiz çocuklarda bazen küçük bir düzenlemenin bile hareketi belirgin şekilde rahatlattığını, bazen de ilerlemenin daha zamana yayıldığını görüyoruz. Bizim için asıl belirleyici olan, değişimin egzersizde değil çocuğun günlük hayattaki hareket kullanımında karşılık bulması oluyor. Süreci de bu somut ilerlemeler üzerinden değerlendiriyoruz.

Bu web sitesi, web deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanır.
Keşfet
Kaydır